Sosyal etkinlikler, organizasyonlar vs...
AsBross BBS olarak camiası olarak bir çok kez biraraya geldik. (Topu topu iki kere büyük organizasyon oldu. Bunların haricinde küçük organizasyonlar da yok değil.) 4 Mart 2000 tarihli zirvenin görüntülerine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Bundan önceki büyük zirvenin görüntüleri Mars yolunda kayboldu sanırım. (resimler yanmış. :( ) Küçük zirvelerin görüntüleri, hikayeleri de çok yakında bu sayfalara eklenecek. Aşağıda 4 Mart 2000 tarihli zirve hakkında katılan kullanıcıların yazdıklarını okuyabilirsiniz.

İlk büyük organizasyon' un bir resmi (iyi ki Poloroid diye bir şey icad etmişler) Sysop' umuz Ziya tarafından tarandı. Biraz Nostalji yaşamak isteyenler bu taraftan buyursunlar...

Evren Bal - evrenb - Evren (BM)

ve 1999, bir Mart gecesi;
Memoyu telefonla arıyorum,
Saat 19:20 civarları

Evren - Aloooo
Mehmet - Kimsiniz
Evren - Mahmut Abiyi ver, ben Mustafa
Mehmet - Yanlış
Evren - Ne demek yanlış, doğru benden iyi mi bilecen
Mehmet - Yanlış aradınız
Evren - Ahizeye üfle bakiim bi
Mehmet - HANG UP

Hemen ardından

Evren - Puhahahahahaha
Mehmet - Kimsin sen ya?
Evren - Ben gecenin kabusuyum, ben Darkwing Duck'ım
Mehmet - Dalga geçme kimsin onu söyle
Evren - Ben Evren
Mehmet - Ne var olm ne dalga geçiyorsun
Evren - Sanane
Mehmet - Naber abi
Evren - Sanane, cumartesi aksamı zirve var geleceksen gel
Mehmet - Ne zirvesi,
Evren - Bi bi es zirvesi
Mehmet - Nasıl yanı?
Evren - BE BE SE ulan, hala öğrenemedin. Neyse gelecen mi?
Mehmet - Geliriz abi, nerde
Evren - Bilmiyom daha, ben seni ararım.
Mehmet - Tamam oldu abi görüşürüz.

Perşembe akşamı Emre' yle konuşuyorum, nerede diyorum, Taksim' deymiş diyor eleman, iyi eywallah diyorum Mehmet' e Taksim diyorum. Cumartesi gündüz Emre muhabbetin Kadıköyde olduğunu söylüyor, arıyorum Mehmet' i akşam 7'de Haldun Taner' in önünde buluşacaz diyorum, eywallah diyor.
Akşam 18:50 civarında orada oluyorum. Başlıyorum beklemeye, yüzde elli salak, yüzde elli hırbo arkadaşım Mehmet 7:15 civarında geliyor. Naber, iyi misin, napıyorsun muhabetti, sonra başliyoruz yüzde elli kel, yüzde elli kıllı arkadaşımızı beklemeye, yüzde elli kel, yüzde elli kıllı arkadaş bi türlü gelmek bilmiyor, saat 7:30'da teşrif edebiliyorlar kendisi, daha naber demeden Yazıcıoğlu' na sürüklüyor bizi neymiş CD alacakmış, neyse baya bi dolaşıyoruz. Fifty-fifty bu arkadaşa nerede zirve diyorum, bana Kallavi' de cevabını veriyor. Orası neresi diyorum, bilmiyorum diyor tabi enayi. Olum içki falan içeceksek ben açım diyorum birşeyler yiyim falan, neyse ikna ediyorum. Mc'e gidiyoz, ben alıyorum bi BigMac Menü, bunlar biz yemeyecez diyorlar, neyse oturuyos, ben önce bi tuvalete gidim diyorum, geri dönüyorum birde bakıyorum. Big Mac menu'nun Big'i gitmiş, sadece Mac'i kalmış. Patatesleri yemiş bitirmiş aç herifler. :)) Sonra KaRA bey Ziya' yı arıyor, muhabbet ediyorlar bi 10 dakika, nasılsın eyi misin diye, sonra çok kötü bir haber alıyorum.

Meğerse Kallavi' de yemek yiyecekmişiz, kArA bana çağrı süresini söylüyor, az konuşmuşum falan diyor, tabi adam rahat, bir cep telefonu var masada, oda malesef bende.

Neyse cıkıyos oradan, Altıyol' da Ziya' yı arıyos, adam bizi Ffenerbahçe stadına kadar konuşarak getiriyor, tamam gerisini bulursunuz diyor ve kapatıyor. Sıçtık kArA bez getir, nasıl bulacaz lan biz bu yeri, 3 kere köprünün üzerinden bir sağa bir sola geçtikten sonra, köt zoruyla Zirzopumuzu arıyoruz, neyse bize Kallaviye' de bulduruyor. Yukarı çıkıyoruz, masada yemekler, rakılar, biralar. Ben içimden kArA'ya sayıyom tabi, pis herif 10 milyon para var yanımda, ne bok yiycez şapa oturduk diye. Neyse masaya oturuyoruz, fifti fifti arkadaşımız (kArA) bira söylüyor kendine, Orkun (Orçun' a bütün gece Orkun demiştim) bana soruyor, tabii ki aslan sütü diyorum, içelim güzelleşelim diyorum. Garson bu sırada not alıyor, Memoya soruyor garson siz ne içersiniz diye, işte bu an gecenin en kötü anı. Masanın bütün karizması prizma şekline dönüşüyor çünkü Memo kola içmeye kalkıyor. Neyse sonradan zorla rakı içirip karizmayı biraz kurtarıyoruz. Masada en samimi olduğum insan Memo, kol kola şarkılar söylüyoruz. Bi ara ben niyeti bozuyorum, Memo kendini son anda kurtarıyor. Neyse bi ara fifti-fifti (%50 kel, %50 killi kArA) çantasından 14" lik bi monitör boyuna yaklaşık bir fotoğraf makınası çıkarıyor ve resminizi çekecem diye tutturuyor, biz peyniiiir diyip poz veriyoruz. Ondan sonra yaklaşık iki dakikalık bölümü ben hatırlayamıyorum, çünkü o abartı flaş yüzünden, etrafı iki dakika göremiyorum. Gözlerimi açtığımda, yan masadaki japonun sigara paket dikkatimi çekiyor, gözlerimi ovuşturuyorum biraz, oda ne, ohaa, fotograf makinası lan o, Memoya gösteriyorum, oda oha oluyor. Fifti fiftiye kaş göz yapıyom, eleman dönüp kalıyor, bizde bu sırada memoyla gülmekten geberiyoz tabi. Ve o anda gecenin açılışını yapıyorum ve hemen arkadamdaki darbukacının üstüne sandalyem düşüyor. Açılışı yaptıktan sonra gece içerisinde 4-5 defa aynı hareketi yapıyorum. -[Ed. Sanırım tuvaletten bahsediyor cici arkadaşımız]- Saat 12 civarında Memo benim eve gitmem lazım sütüm kaymak tutmuştur diyor. Memoyu yalayıp yolluyoruz hepimiz, tam aleme girerken yabancı bir adam geliyor. Elemanla muhabbete giriyoruz, 30-35 yaşlarında birine benziyor. Sonradan bi oğreniyorum ki adam babam yaşında, bu sıralarda ben rakıdan uçuyorum tabi. Sağıma doğru dönükken birden önüme bakıyorum, oda ne sigarayı kültablasında değil masanın üzerine söndürüyorum. Yanımda oturan o yaşlı delikanlıya, "ziktiret girsin ipnelere" diyorum. Aradan kısa bir süre geçiyor, biz şarkılar söylüyoruz, sonra bütün masalarda bir sessizlik oluyor, tekrar muhabbete giriyoruz, adamın saçları uzun, zirzopumuzda uzun saçlı, adam gözüne kestiriyor ve başlıyor zirzopla muhabbete, eywah zirzop elden gidecek, muhabbet arasında duydugum birşey beni yerin dibine sokuyor, meğerse adam Kallavi' nin sahibiymiş. Neyse saat olmuş iki, eve gitme zamanı geldi, ben zirzopa cebimdeki parayı kuruşu kuruşuna veriyorum. "Kusura bakma 2,5 milyon sana geçirdik ama idare et" diyorum. Zirzop her zamanki cömertliği ile, önemli değil, ihtiyacın varsa bunuda verme diyor. Neyse hepimiz sallana sallana çıkıyoruz dışarı, taksilere dağılma sırası geliyor. Emre zıpırı hemen zirzopa yanaşıyor ve onlarda kalmaya gidiyor. Zirzop bana soruyor, "Taksi için paran var mı?". Ben hiç istifimi bozmuyorum, "var var ben ayırdım" diyorum. Taksiye biniyorum, adama ilk söylediğim laf, "abijim hıck ben Bağlarbaşına gidecem hıck, para yok, bankamatikten çekecem", adam "eywallah" diyor alıyor beni arabaya neyse eve geliyorum işte.

PS: BU YAZIDA ÖZELLİKLE ŞİMDİKİ ZAMAN KULLANILMIŞTIR, SALAK DİYE LAF EDENİN AĞZINI KIRARIM. :)))

Şimdi işin yorum ve ciddi olan kısmına gelelim;
O cumartesi gecesi hayatımdaki sayılı geceler arasında idi, Sysopumuz Ziya' nın temellerini atmış olduğu dostuklarımız dahada güçlendi. Herkes zirveye katılamasada, biz onları gece boyunca yad edererek yanımızda hissettik. Keşke eski Aşkar Bross günlerime geri dönebilsem.

Evren Bal
Askar Bross username : evrenb
Aşkar Bross nickname : Evren (First nick Kurt Cobain)
-----------------------------

Evren Bal
evrenbal@intervizyon.net
GSM: 0(532) 451 0097


Mehmet Kut - mehmetk - MehmeT

ve 1999 bir Mart gecesi

Tel çalar karşı tarafta bi ses :

Evren - Alü Bem evren lan
Mehmet - Hangi evren hani şu dop olan mı?
Evren - ...... cem haaaaa doru konuş
Mehmet - ok dop evren söle noldu?
Evren - Lam zirve varmış lam!!
Mehmet - Ne zirvesi???
Evren - Aşkar. Orçun yapmış org'u
Mehmet - Hadi ne zaman?
Evren - Cumartesi gecesi gel lam ne olur bak ayaklarına kapanıyom..
Mehmet - ok. Gelirim...

Gece olur, Evren, bem, Emre buluşup gidecez. O da ne Evren "bem açım bem açım"... İnsanın içinden bişi diyesi geliyo sonra gArA cd alacam diyo. Lam hemde 10 tane tabe 1 tane yetmez kapasite büyük herifte kastırırsa dvd bilem alabilir. Zamanında azmı şahit olmuştum kutu kutu distek aldığına... hımm sonra yola koyuluruz..

Zırt telefon "Nerde lam kallavi?" diye sorar gArA zirzopa. "Boklu dereyi geçin sarı lacivert bayraklı bir yer"... işin ilginci o gece heryerde sarı lacivert bayrak vardı trabzon fener maçı vardıda :)

?????? - He kurban boklu dereyi geçtik şimdi napçaz?
Zirzop - Sola dön
?????? - Olmaz
Zirzop - Neden?
?????? - Sol taraf dere
Zirzop - Az ilerden dön
?????? - ok ...

Neyse bulduk...
Oda neee oralardan birisi hanginiz yoldaş diyo bu kesinlikle başçegürgedir dedim. Aaaaa Orçun Mehmet bir sarıldık 19 yılın hasretini giderircesine bu arada gözüm arkamdaki zirzop abüye takıldı kestirmiş... Açıkçası tanıma zorluğu çektim. Oda beni öyle. Bu arada %50 kel %50 kıllı arkadaşımız hemen sizi şöle bir çekeyim dedi... Çekemez olaydı, o ne flaşhhhh... Makinede hayvani bişi reklamlar : "nikon" Gözler fırfır oldu bu arada zirzop beceremedi bi türlü çekmeyi iktidarsızmıdır nedir(?)... "Basıyom olmuyo ya işte basıyom döne döne çıkıyo ama olmuyo" :)) Alala dedim %50 kel %50 kıllı arkadaşımızın bir ibnalığı olmasın kesin bu. Neyse baya bir çekiştik resim... Allah rakılar gelmiş mezeler felam lam ben rakı felan içmiyodum. Başçekürge dediki "Çegürgelere bişi olmaz iç olm içte güzzzzelleş..." "Tamam" dedim "lan seni kırcağıma kafamı kırarım" Sonra içtim bi bardak. :) Yanımdaki Evren de kafayı bulmak üzereydi... Kafayı bulmadan önce "Olm çıkışta sarhoş muhamelesi yap zirzopun kollarına atıl ilanı aşk et" demiştim, "Tamam" demişti ama gerek kalmadı. Herif kafayı bulunca "lan memo içimden geliyo şimdi. Ziya seni seviyorum!!!" diye nutuklar atmaya başladı... Sonra evroş la gözümüz yandaki masaya takıldı... Takanardi abi oturup Türk' lerin eğlencesine bir anlam vermeye çalışıyordu. Bu arada herifçioğlu bir makina çıkardı dijital bir foto makinesi, sigara kutusuyla birebir. Manyak bişi. O an %50 kel %50 kıllı arkadaşımız, %50 kel, %40 kıllı ve %10 döt olmuştu. İçinden "Nerde lam benim %10 um" diye geçiriyordu ama anlamamıştı... Biz evroşla gArA ya bakıp tip tip gülüyorduk... Buraları sansürlersen görüşürüz lam gara bu dosyada yapacağın en küçük değişiklik hayatını tehlikeye sokacaktır. Valla Best gibin yaparım seni :) -[Ed. Değiştirmioz olm işte. Şaklaban yaptınız ya beni de neese. daa ben yazımı yazmadım. Siz o zaman görürsünüz. Nası olsa siteyi ben yapıyorum.]- Neyse şaka bir yana hicaz girmiş, biz dağıtmış bir vaziyette o ulu insan zirzopla karşılıklı içiyoruz alah alahhhhh... Bir yandanda söylüyoruz derinden derinden. This is unforgiven II havasında beyoğlunda gezersini. Sonra hicaz grubu "neyork" dolaylarından bir türkü çığırttırmaya başladı. Anaaaa gArA zirzop baş çegürge aşka geldi kalktı oynuyor... Heyytt bi sağa bir sola çalkala çalkala kıvır kıvır aşağı yukarı... Gece ilerliyor biz dağıtıyoruz zirve tüm hızıyla devam ede dursun saate bir baktım.. saat gece 12 ye 15 var bir telaş sardı beni. Araba bal kabağı, atlar fare olacak. Aaman allahım ben ne yapcam diyerekten millet benim kalkmam lazım hesabı... Ben sarayımın yolunu tuttum. Giderken hem ağladım hem gittim hem söyledim...

Bize bu geceyi yaşatan herkese içten teşekkür ediyorum..

Hımm burda bir eksik var ablacık seni çok çok öpüyorum. Gelmediğin veya gelemediğin için içten teeesüflerimi şeyettiriyorum ...


[Ana Sayfa][SysOp][Kullanıcılardan][Sosyal][Pano][Forumlar][Hakkında]

Site tasarımı kArA tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır. 1996-2002©