ve 1999, bir Mart gecesi;
Memoyu telefonla arıyorum,
Saat 19:20 civarları
Evren - Aloooo
Mehmet - Kimsiniz
Evren - Mahmut Abiyi ver, ben Mustafa
Mehmet - Yanlış
Evren - Ne demek yanlış, doğru benden iyi mi bilecen
Mehmet - Yanlış aradınız
Evren - Ahizeye üfle bakiim bi
Mehmet - HANG UP
Hemen ardından
Evren - Puhahahahahaha
Mehmet - Kimsin sen ya?
Evren - Ben gecenin kabusuyum, ben Darkwing Duck'ım
Mehmet - Dalga geçme kimsin onu söyle
Evren - Ben Evren
Mehmet - Ne var olm ne dalga geçiyorsun
Evren - Sanane
Mehmet - Naber abi
Evren - Sanane, cumartesi aksamı zirve var geleceksen gel
Mehmet - Ne zirvesi,
Evren - Bi bi es zirvesi
Mehmet - Nasıl yanı?
Evren - BE BE SE ulan, hala öğrenemedin. Neyse gelecen mi?
Mehmet - Geliriz abi, nerde
Evren - Bilmiyom daha, ben seni ararım.
Mehmet - Tamam oldu abi görüşürüz.
Perşembe akşamı Emre' yle konuşuyorum, nerede diyorum, Taksim' deymiş diyor eleman, iyi eywallah diyorum Mehmet' e Taksim diyorum. Cumartesi gündüz Emre muhabbetin Kadıköyde olduğunu söylüyor, arıyorum Mehmet' i akşam 7'de Haldun Taner' in önünde buluşacaz diyorum, eywallah diyor.
Akşam 18:50 civarında orada oluyorum. Başlıyorum beklemeye, yüzde elli salak, yüzde elli hırbo arkadaşım Mehmet 7:15 civarında geliyor. Naber, iyi misin, napıyorsun muhabetti, sonra başliyoruz yüzde elli kel, yüzde elli kıllı arkadaşımızı beklemeye, yüzde elli kel, yüzde elli kıllı arkadaş bi türlü gelmek bilmiyor, saat 7:30'da teşrif edebiliyorlar kendisi, daha naber demeden Yazıcıoğlu' na sürüklüyor bizi neymiş CD alacakmış, neyse baya bi dolaşıyoruz. Fifty-fifty bu arkadaşa nerede zirve diyorum, bana Kallavi' de cevabını veriyor. Orası neresi diyorum, bilmiyorum diyor tabi enayi. Olum içki falan içeceksek ben açım diyorum birşeyler yiyim
falan, neyse ikna ediyorum. Mc'e gidiyoz, ben alıyorum bi BigMac Menü, bunlar biz yemeyecez diyorlar, neyse oturuyos, ben önce bi tuvalete gidim diyorum, geri dönüyorum birde bakıyorum. Big Mac menu'nun Big'i gitmiş, sadece Mac'i kalmış. Patatesleri yemiş bitirmiş aç herifler. :)) Sonra KaRA bey Ziya' yı arıyor, muhabbet ediyorlar bi 10 dakika, nasılsın eyi misin diye, sonra çok kötü
bir haber alıyorum.
Meğerse Kallavi' de yemek yiyecekmişiz, kArA bana çağrı süresini söylüyor, az konuşmuşum falan diyor, tabi adam rahat, bir cep telefonu var masada, oda malesef bende.
Neyse cıkıyos oradan, Altıyol' da Ziya' yı arıyos, adam bizi Ffenerbahçe stadına kadar konuşarak getiriyor, tamam gerisini bulursunuz diyor ve kapatıyor. Sıçtık kArA bez getir, nasıl bulacaz lan biz bu yeri, 3 kere köprünün üzerinden bir sağa bir sola geçtikten sonra, köt zoruyla Zirzopumuzu arıyoruz, neyse bize Kallaviye' de bulduruyor. Yukarı çıkıyoruz, masada yemekler, rakılar, biralar. Ben içimden kArA'ya sayıyom tabi, pis herif 10 milyon para var yanımda, ne bok yiycez şapa oturduk diye. Neyse masaya oturuyoruz, fifti fifti arkadaşımız (kArA) bira söylüyor kendine, Orkun (Orçun' a bütün gece Orkun demiştim) bana soruyor, tabii ki aslan sütü diyorum, içelim güzelleşelim diyorum. Garson bu sırada not alıyor, Memoya soruyor garson siz ne içersiniz diye, işte bu an gecenin en kötü anı. Masanın bütün karizması prizma şekline dönüşüyor çünkü Memo kola içmeye kalkıyor. Neyse sonradan zorla rakı içirip karizmayı biraz kurtarıyoruz. Masada en samimi olduğum insan Memo, kol kola şarkılar söylüyoruz. Bi ara ben niyeti bozuyorum, Memo kendini son anda kurtarıyor. Neyse bi ara fifti-fifti (%50 kel, %50 killi kArA) çantasından 14" lik bi monitör boyuna yaklaşık bir fotoğraf makınası çıkarıyor ve resminizi çekecem diye tutturuyor, biz peyniiiir diyip poz veriyoruz. Ondan sonra yaklaşık iki dakikalık bölümü ben hatırlayamıyorum, çünkü o abartı flaş yüzünden, etrafı iki dakika göremiyorum. Gözlerimi açtığımda, yan masadaki japonun sigara paket dikkatimi çekiyor, gözlerimi ovuşturuyorum biraz, oda ne, ohaa, fotograf makinası lan o, Memoya gösteriyorum, oda oha oluyor. Fifti fiftiye kaş göz yapıyom, eleman dönüp kalıyor, bizde bu sırada memoyla gülmekten geberiyoz tabi. Ve o anda gecenin açılışını yapıyorum ve hemen arkadamdaki darbukacının üstüne sandalyem düşüyor. Açılışı yaptıktan sonra gece içerisinde 4-5 defa aynı hareketi yapıyorum.
-[Ed. Sanırım tuvaletten bahsediyor cici arkadaşımız]- Saat 12 civarında Memo benim eve gitmem lazım sütüm kaymak tutmuştur diyor. Memoyu yalayıp yolluyoruz hepimiz, tam aleme girerken yabancı bir adam geliyor. Elemanla muhabbete giriyoruz, 30-35 yaşlarında birine benziyor. Sonradan bi oğreniyorum ki adam babam yaşında, bu sıralarda ben rakıdan uçuyorum tabi. Sağıma doğru dönükken birden önüme bakıyorum, oda ne sigarayı kültablasında değil masanın üzerine söndürüyorum. Yanımda oturan o yaşlı delikanlıya, "ziktiret girsin ipnelere" diyorum. Aradan kısa bir süre geçiyor, biz şarkılar söylüyoruz, sonra bütün masalarda bir sessizlik oluyor, tekrar muhabbete giriyoruz, adamın saçları uzun, zirzopumuzda uzun saçlı, adam gözüne kestiriyor ve başlıyor zirzopla muhabbete, eywah zirzop elden gidecek, muhabbet arasında duydugum birşey beni yerin dibine sokuyor, meğerse adam Kallavi' nin sahibiymiş. Neyse saat olmuş iki, eve gitme zamanı geldi, ben zirzopa cebimdeki parayı kuruşu kuruşuna veriyorum. "Kusura bakma 2,5 milyon sana geçirdik ama idare et" diyorum. Zirzop her zamanki cömertliği ile, önemli değil, ihtiyacın varsa bunuda verme diyor. Neyse hepimiz sallana sallana çıkıyoruz dışarı, taksilere dağılma sırası geliyor. Emre zıpırı hemen zirzopa yanaşıyor ve onlarda kalmaya gidiyor. Zirzop bana soruyor, "Taksi için paran var mı?". Ben hiç istifimi bozmuyorum, "var var ben ayırdım" diyorum. Taksiye biniyorum, adama ilk söylediğim laf, "abijim hıck ben Bağlarbaşına gidecem hıck, para yok, bankamatikten çekecem", adam "eywallah" diyor alıyor beni arabaya neyse eve geliyorum işte.
PS: BU YAZIDA ÖZELLİKLE ŞİMDİKİ ZAMAN KULLANILMIŞTIR, SALAK DİYE LAF EDENİN AĞZINI KIRARIM. :)))
Şimdi işin yorum ve ciddi olan kısmına gelelim;
O cumartesi gecesi hayatımdaki sayılı geceler arasında idi, Sysopumuz Ziya' nın temellerini atmış olduğu dostuklarımız dahada güçlendi. Herkes zirveye katılamasada, biz onları gece boyunca yad edererek yanımızda hissettik. Keşke eski Aşkar Bross günlerime geri dönebilsem.
Evren Bal
Askar Bross username : evrenb
Aşkar Bross nickname : Evren (First nick Kurt Cobain)
-----------------------------
Evren Bal
evrenbal@intervizyon.net
GSM: 0(532) 451 0097
|